RoboCAT ARTS

RoboCAT s Forum
 
Anasayfa­Galeri­Arama­SSS­Kayıt Ol­Üye Listesi­Kullanıcı Grupları­Giriş yap
Paylaş | 
 

 Bilimin cözemedigi 10 sey.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Wolverine
Admin


Mesaj Sayısı: 797
Kayıt tarihi: 05/02/08
Yaş: 30

MesajKonu: Bilimin cözemedigi 10 sey.   Çarş. Haz. 03, 2009 5:29 pm

Modern
tıp artık pek çok hastalığın çaresini buluyor, son 10 yılda teknolojide
gelinen nokta hayal sınırlarımızı zorluyor. Ancak bütün bu sevindirici
gelişmelere karşın, evren ve güzel gezegenimiz Dünya, hikmetini bir
türlü çözemediğimiz sırlarla dolu.


Bakın bilimin çözemediği 10 gizem ne?



1 - DEJA VU
Fransızca bir kelime olan
‘déjà vu’, Türkçede ‘daha önce görülmüş’ anlamını taşıyor. Açıklamak
istediği durum ise şu: Özel bir anı ya da birtakım koşulları, aynı
şekilde daha önceden de yaşamış olduğunuzu hissetme hali. Herkesin
hayatında bir ya da birkaç kez yaşadığı bu duygu, şaşırtıcı,
anlaşılmaz, gizemli ve evet ürkütücüdür. Birçok kişi ‘déjà vu’ hissini
psişik bir deneyim olarak algılar. Birçok kişiye göre ise bunlar,
önceki hayatlarımızdan davetsiz çıkıp gelen anlık karelerdir.
Araştırmacılar ‘déjà vu’ ile ilgili bazı açıklamalar yapmaya çalışsalar
da, bu tuhaf hissin nedeni, bir gizem olmayı sürdürüyor.


[center]



2 - TAOS UĞULTUSU
ABD’nin New Mexico
eyaletinde bulunan küçük Taos kentini ziyaret eden bazı turistler ve
vatandaşlar, yıllardır, çöl havasında gizemli, güçsüz, düşük frekansa
sahip bir uğultu ve titreşim duyduklarını anlatıyorlar. Bazıları bunun
çöldeki garip birtakım akustik sorunlarından kaynaklandığını
düşünürken, bazıları da bir çeşit kitle histerisi ya da uğursuz bir sır
olduğuna inanıyor. Duyulduğu iddia edilen sese ister vızıltı, ister
uğultu, ister titreşim deyin; ister psikolojik, ister doğal, ister
doğaüstü olduğuna inanın... Hakkında bilinen bir tek gerçek var: O da
şimdiye kadar hiç kimsenin bu garip sesin kökenini ortaya çıkaramadığı.


[center]


3 - BEDEN / ZİHİN BAĞLANTISI (PLESEBO)
Bir efsaneye dönüşen
‘plasebo etkisi’ zihinle beden arasındaki muhteşem ilişkinin en basit
kanıtı. Bu etki kendini şöyle gösteriyor: Sahte, yani aslında ilaç
olmayan bir ilaç aldıklarından habersiz denekler, dertlerine derman
olacak bir hap ya da şurup içtiklerini düşündüklerinden kendilerini
daha iyi hissediyorlar. Üstelik etki kimi zaman bununla da kalmıyor,
tıbbi belirtilerde de düzelme görülüyor. Plasebo deneklerine bakınca,
insan ister istemez, zihin neye inanırsa bedeninin de onu yaşadığına
hüküm getiriyor.


[center]



4 - HAYALETLER
Hayaletlerin varlığı
hakkında ciddi bir kanıt olmamakla birlikte, onları gördüğünü, onlarla
konuştuğunu, onların fotoğraflarını çektiğini ısrarla anlatan -içten ya
da değil- şahitler, pek çoğumuzun yakın çevresinde bile mevcut.


[center]


5 - DUYU ÖTESİ ALGI
Hem Doğu, hem de Batı
toplumlarında, bazı insanların bir çeşit psişik güçleri olduğuna
inanılıyor. Bugüne dek psişik güçleri olduğunu iddia eden kişiler,
araştırmacılar tarafından pek çok teste tabi tutuldu. Ancak elde edilen
sonuçlar her seferinde ya olumsuz ya da muğlak ve şüpheliydi. Altıncı
hissin gücüne inanan pek çok kişi, psişik güçlerin test
edilemeyeceğini, çünkü bir nedenle kendilerine şüpheyle yaklaşanların
ya da bilim adamlarının yanında azaldığını vurguluyor. Eğer bu tespit
doğruysa, bilimin psişik güçlerin varlığını, gelecekte de ne ispat
edebilmesi ne de çürütebilmesi mümkün görünmüyor.


[center]6 - ÖNSEZİ
İster altıncı his, ister
önsezi, ister kötü hisler diyelim; hepimizin hayatımızda en az bir ya
da birkaç kez garip sezgilerimizi rehber alarak hareket ettiğimiz
olmuştur. Elbette bu karamsar hislerimiz çoğunlukla yanlış çıkar. Ancak
kimi zaman kimi insanların altıncı hisleri -ne yazık ki- doğru alarm
verir. Psikologlar bu durumu açıklarken insanların bilinçaltlarında,
farkında olmadan çevremizdeki dünya hakkında bilgi topladığını
vurguluyorlar. Bu şekilde biz aslında sadece ‘görünüşte bilmediğimiz’
bazı şeyleri biliyor ya da hissediyoruz. Ancak söz konusu bilgiler
bilinçaltımızın derinliklerinde yaşadığı için, bunun nasıl olduğunu bir
türlü anlayamıyoruz. Bu açıklama kimileri için tatmin edici olsa da pek
çok araştırmacıya göre önsezi, kanıtlanması ve üstünde çalışılması zor
bir konu.


[center]



7 - ÖLÜMDEN SONRA HAYAT
Hayatlarında bir kez ölüme
yakın deneyim geçirmiş kişilerin bazıları, karanlık bir tünelde yol
alıp, sonunda beyaz bir ışık huzmesine kavuştuklarına dair hikâyeler
anlatır. Bunlar arasında sevdiklerinize kavuşmak, garip bir huzur
hissetmek gibi daha renkli öyküler de mevcuttur. Bu deneyimler son
derece etkileyici olmakla beraber, maalesef kimse ‘öbür taraf’tan
elinde bir kanıtla ya da doğrulanabilir bir bilgiyle geri dönmeyi
başaramadı. ‘Öbür dünya’ meselelerine kuşkuyla yaklaşanlar, söz konusu
deneyimlerin travma geçirmiş bir beynin gördüğü halüsinasyonlar
olduğunu vurguluyorlar. Tabii bu nedenle de son derece doğal ve
açıklanabilir olduklarını... Ölüp de geri dönen olmadığına göre, bu
konu gizemini koruyacak.


[center]



8 - UFO’LAR...
UFO deyince genelde
insanların aklına uçan daireler, kısacası uzay gemileri gelse de
UFO’nun açılımı ‘Tanımlanamayan Uçan Nesne’... Ve bu nedenle evet UFO
diye bir şey var. Çünkü dünyanın her tarafında, gökyüzünde ne olduğunu
tanımlayamadıkları birtakım objeleri gördüğünü söyleyen insanlar var.
Ancak bu obje ve ışıklar, aslında uçak mıdır, meteor mudur yoksa
gerçekten Marslıların son model uzay gemisi midirş Bu bir türlü
açıklığa kavuşamıyor.


[center]



9 - ASLA BULUNAMAYAN KAYIPLAR
İnsanlar bazen kaybolur.
Bazıları yaşadıkları hayattan kaçar, bazıları büyük çaplı ve cesetlerin
tanınamadığı kazalarda yitip gider, bazıları cinayet kurbanı olur.
Kayıplar ölü ya da diri bulunur. Ancak bazı insanlar vardır ki adeta
buharlaşırlar. 1872’de Portekiz yakınlarında bulunan ‘hayalet gemi’
Marie Celeste’in mürettebatı, Amerikan işçi lideri Jimmy Hoffa bu
şekilde kayıplara karışanlardan sadece bazıları. Kaybolanlar, normal
şartlarda polis soruşturması, itiraflar ya da tesadüf sonucu bulunuyor. Ancak ortada kanıt olmadığı zaman insan, psişik detektiflerin işe ele atması gerektiğini düşünüyor.


[center]


10 - BÜYÜK AYAK
Bu gizem de Amerika’dan...
Yeni Kıta’da yıllar boyunca, insana benzeyen, bol tüylü, son derece
iri, ‘Büyük Ayak’ adlı bir yaratığı gördüğünü iddia eden sayısız insan
ortaya çıktı. Tüm kıta çevresinde kaydedilen iddialar eğer doğruysa,
aslında binlerce Büyük Ayak’ın yaşıyor olması gerekirdi. Ancak bugüne
kadar bu korkunç yaratığa ait tek bir ceset bile bulunamadı. Ortada
belirsiz fotoğraflar, video kayıtları ve tanıkların açıklamalarından
başka bir şey yoktu. Görünen o ki, Büyük Ayak da, İskoçya’nın varlığı
bir türlü kanıtlanamayan ünlü Loch Ness canavarı gibi gizemler
dünyasındaki yerini koruyacak.

[/center]
[/center]
[/center]
[/center]
[/center]
[/center]
[/center]
[/center]
[/center]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

Bilimin cözemedigi 10 sey.

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
RoboCAT ARTS :: RoboCAT s Arts :: Pictures - Resimler - Bilder-